Trans Sibirya Turu 2018

Tataristan Kazan

  

Trans-Sibirya turlarının olmazsa olmazları arasında Tataristan Kazan da bulunmaktadır. Kazan Kremlini’nden Bauman Caddesi’ne, Eski Tatar Mahallesinden İdil Nehrine…  Eski Bolgar Hanlığı’ndan Sviyajsk Adasına; Bütün İnançlar Merkezi’nden Ekiyet (Kukla) Tiyatrosuna…

Trans-Sibirya gezisi Türk-Tatar tarihinin kalbinden de geçmektedir.  Artık Rus kültürü ile birlikte Türkî kültür de yüksek derecede gözlemlenebilecektir. Kazan, Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin başkentidir. Rusya’nın en yüksek refaha sahip en çok ekonomik değer üreten üçüncü şehridir ve bu özelliğiyle Rusya Federasyonu’nun üçüncü başkenti olarak anılmaktadır. 2005 yılında şehrin bininci kuruluş yılını kutlayan Kazan, Moskova ve St. Petersburg’dan sonra Rusya’nın en popüler turistik şehridir.

İlk Müslüman Türkler İdil Bulgarları… 

  

Şehrin adı bilindiği gibi yemek pişirilen kap anlamındaki kazandan gelmektedir ve şehrin kurulu olduğu İdil’in küçük bir kolu olan Kazansu kenarında büyük bir kazan şeklinde nikah dairesi yer almaktadır.

Yine ilk Müslüman Türk devleti olan İdil Bulgarları, bugünkü Tatarların atası olup; Kazan’a çok yakındır. Bugün UNESCO Dünya Mirası listesinde koruma altında olan antik Bulgar şehri ziyaretçilerini beklemektedir. Yine Raif Manastırı ve Sviyajsk Adası da Tataristan’ın görülmeye değer tarihi güzellikleri arasındadır.

Sabah Treni ile Ekaterinbrug Şehrine geçiyoruz.

 

Ekaterinburg Şehir gezisi ve Kuyumcumluk Müzesi.

  

Çar hanedanının sonu, Rusya Federasyonu’nun başı…

Yekaterinburg, ünlü Rus Çariçesi I. Ekaterina’nın adına bir sanayi şehri olarak Çar Büyük Petro tarafından kurulmuştur. Ural bölgesinin en büyük şehri ve en önemli kültür merkezi olan YekaterinburgTrans-Sibirya gezisi içinde Sibirya öncesi son duraktır. Boris Yeltsin’in belediye başkanlığı yaptığı şehir, Sovyetler Birliği döneminde Lenin’in yakın çalışma arkadaşlarından Sverdlov’un anısına Sverdlovsk ismiyle anılmıştır. Romanov hanedanının son tatilini yaptığı ve Bolşeviklerce katledildiği şehir, Rus tarihi için çok önemli bir yer tutar.

Şehir gezisi sonrası bölgenin en değerli yer altı kaynağı olan Altın müzesini ziyaret ediyoruz.

Akşam yemeği ve hotele geri dönüş serbest zaman

Ekaterinburg şehrini gezmeye devam ediyoruz.

  

Sabah Kahvaltısı yapıyoruz ve ardına

Avrupa ile Asya’yı ayıran çizgi

Yekaterinburg, hala Ural bölgesinin başkenti olarak algılanmaktadır ve Rusya’nın dördüncü büyük kentidir. Bir milyon dört yüz bine yaklaşan nüfusa sahiptir ve çok önemli bir sanayi bölgesidir. Sovyetlerden beri askeri sanayi için önemi de yüksektir. Ayrıca, Avrupa il Asya kıta sahanlıklarının coğrafi olarak ayrıldığı çizgi Yekaterinburg’dadır. Bu şehirde bir yanınıza Asya, bir yanınıza da Avrupa’yı alarak iki kıta arasındaki çizginin tam üzerinde durabilirsiniz.

Verhnaya Pıshma ilçesine geçiyoruz ve burada Rusya’nın en büyük Sovyet araba müzesini ziyaret ediyoruz… Öğle yemeğine geçtikten sonra aynı ilçede bulunan bir Camii ziyaret ediyoruz. Bu Camii yapımı bir Türk firması tarafından yapılmış.. iç ve dış görseli Türkiye’deki camilere benzemekte bu sözü kullanmamızın sebebi ise Rusya’daki yapılan camilerin genellikle barok tarzı yapılmıştır.

Akşam yemeğini yiyoruz ve tren garına transfer oluyoruz.

 18.33 Novosibirska tren

Novosibirsk

  

18.23 Yaklaşık 19 saatlik tren yolculuğu sonrası Novosibirsk’a varış ve otele transfer oluyoruz dinlenmeye geçiyoruz ertesi güne yorucu bir o kadar da keyifli gezi olacak.

Novosibirsk

  

Konaklama yaptığımız hotelde sabah kahvaltısı sonrası şehir turu ile gezimize başlıyoruz.

Novosibirsk, adından da anlaşılacağı üzere Sibirya’nın yeni yüzüdür ve giriş kapısıdır. Trans-Sibirya Ekpresinin demiryolu yapımı için 1800’lü yılların son çeyreğinde Ob nehri üzerine inşa edilen köprünün etrafında kurulmuş bir şehirdir. Bir milyonu aşkın nüfusuyla Sibirya bölgesinin en büyük kentidir. Kalabalık ve genç nüfusu ile gündüz sakin bir şehirken geceleri tam bir eğlence merkezine dönüşmektedir. Eski ismi Novonikolayevsk olan şehir, Sovyetler döneminde bugünkü adını almıştır.

Şehrin ana caddesi tam 7 km uzunluğundadır. Sovyet yönetiminin cetvelle çizdiği bir şehir izlenimi vermektedir. Kaliteli üniversitelere sahiptir ve tıp fakültesi çok ünlüdür. Ob nehri üzerinde hidroelektrik santraller kurulmuştur. Sanayisi çok gelişmiştir, bu nedenle Sibirya’nın Chicago’su olarak adlandırılmaktadır.

Şehrin tarihi ve Sibirya rotasındaki önemini anladıktan sonra akşam yemeği sonrası tren garına trensfer oluyoruz.

Krasnoyarsk

  

12 saatlik tren yolcuğu ardından öğlen 12:00 gibi Krasnoyarsk şehrinde oluyoruz. Öğle yemeği sonrası şehir gezisi bunun yanında doğal alanların gezisi …

Trans-Sibirya gezisinin önemli uğraklarından Krasnoyarsk, Sibirya’nın orta kısmında en önemli sanayi şehirlerindendir. Yenisey nehrinin üzerine kurulan şehrin adı Türkçe’den gelmektedir. Eskiden, Sibirya Türkleri tarafından Kızıl Yar denmekteydi. Ruslar, kızıl kelimesinin Rusça’sı “krasnıy” ile Türkçe’de “dik tepelik” manasına gelen yar kelimesini birleştirerek şehre hitap etmeye başladılar. Şehir statüsünü kazandıktan sonra –sk eki alarak bu günkü halini buldu.

Sibir Türklerinin Kızılyar’ı, Kızıl Rusya’nın gizli bölgesi…

 Gezimiz bir hayli ilginç ve etkileyici geçerken Astafyev’in Evini ziyaret etmezsek olmaz…

 Krasnoyarsk aynı zamanda Sovyet yazar Viktor Astafyev’in müze evine de ev sahipliği yapmaktadır. Krasnoyarsk doğumlu yazar, Vologda grubu yazarları olarak bilinen dostları Sergey Vikulov ve Yevgeniy Nosov ile Moskova’daki Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsünde tanıştı. II. Dünya Savaşı’nda Sovyet ordusunda da gösterdiği kahramanlıkla Rus halkının kalbinde önemli bir yer kazanmıştır.

İlk kitabı “Eski Meşe” ile Avrupa dillerinde de çevrilerek şöhret kazanan Astafyev, çeşitli şehirlerdeki tiyatrolarda kompozitör olarak da çalıştı. Sovyet Yazarlar Birliği üyesi olan Astafyev, Maksim Gorki edebiyat ödülüne de 1975 yılında layık görülmüştür. Rusya Federasyonu kurulmadan önce 1989’da Boris Yeltsin’in Krasnoyarsk’ta ziyaret edip görüşlerini aldığı Astafyev, 2001 yılında bu şehirde yaşama veda etmiştir.

 Akşam yemeği ve hotelde bu güzel turun ardından gezdiğimiz yerleri hatırlamak ve sohbet etmek adına grubumuzla çay ve sohbet ediyoruz.

Ertesi gün sabah 09:00 gibi havalimanına transfer oluyoruz ve Sibirya’nın kalbi olan Irkurtsk şehrine geçiyoruz.

Irkutsk

  

İrkutsk’a Novosibirsk’ten üç buçuk saat süren nostaljik bir uçak yolculuğuyla ulaşmak mümkündür. Çift motorlu ve pervaneli uçaklarla tam bir Sovyetler dekoru içerisinde yolculuk deneyimi yaşanmaktadır.

 Öğlen 14:00 gibi vardığımız Irkurtsk şehrinde öğle yemeği sonrası şehir gezisine başlıyoruz.

“La bize her yer Angara” Sözü buradan çıkmış olsa gerek…

İrkutsk, on yedinci yüzyılın ortalarında Yenisey’in bir kolu olan Angara nehri üzerine bir Kazak kalesi olarak kuruldu. Şimdilerde Güney Sibirya’nın en büyük kentlerinden biri haline gelen şehirde yaklaşık 650 bin kişi yaşamakta ve her yıl bunun iki katı turist ağırlamaktadır. Trans-Sibirya gezilerinin en önemli uğrakları arasındadır. Baykal Gölüne en yakın büyük şehirdir ve Alaska’nın Rus egemenliğine girişinde önemli bir kişi olan Shelikhov’un anısı bu şehirde yaşatılmaktadır.

Şehirde en önemli uğraklardan birisi Kazak komutan heykelidir. Burada bildiğimiz Türki halk olan Kazaklardan bahsetmiyoruz. Çarlık Rusya’sında önemli bir askeri sınıf olan Kazaklar, bu bölgeye gönderilmiş ve şehrin yerleşimi bu şekilde başlamıştır. Trans-Sibirya ekpresinin tren yolu yapıldıktan sonra Çin ve Moğolistan ile ticaretin ana arteri haline gelmiş, giderek büyümüştür.

Alaska fatihi Shelikhov ….

Şehirde Rusya adına Alaska işgalini gerçekleştiren Shelikov’un da heykeli bulunmaktadır.  Grigoriy Shelikhov, Rus Amerikası’nın kurucusudur. 1784’te Alaska’daki Kodiak Adasına gelmiş ve kürk ticareti yapan şirketini kurmuştur. Premışlennik adı verilen Alaska Ruslarını buraya getirmiş ve ilk yöneticisi olmuştur.

 

 

 

 

 

 

Baykal Gölü Sibirya’nın Mavi gözü…

  

Konaklama yaptığımız hotelde sabah kahvaltısı sonrası ayrılıyoruz ve bu turun belki de en önemli noktalarından bir yer olan Baykal gölüne hareket ediyoruz…

Dünyanın en derin ve en büyük gölü Baykal, Trans-Sibirya gezilerinin önemli uğraklarından biridir. Güney Sibirya’da İrkutsk ile Buryatya Federal Cumhuriyeti arasında kalmaktadır. İsminin Saha Türkleri’nde “deniz, bolluk, su bolluğu, büyük deniz, okyanus” anlamlarına gelen “baygal, baaygal, bayagal” kökeninden geldiği düşünülektedir. Bilindiği gibi eski Türklerin yerleşim yerlerinden biri Baykal Gölü çevresidir.

Baykal gölünün yüzölçümü üzerindeki adalar hariç 32 km kareye yaklaşır ve ölçülebilen en yüksek derinliği deniz seviyesinin 1285 metre aşağısındadır. En geniş yeri 80 km’ye yaklaşır. Göl, dünyanın en büyük kıta yarıklarından biridir aynı zamanda ve yaklaşık 30 milyon yaşındadır. Birçok endemik (başka hiçbir yerde olmayan) canlı türlerinin yanında sadece Baykal’da yaşayan Baykal foklarına ev sahipliği yapmaktadır.

Baykal gölüne gitmek için İrkutsk şehrinden yaklaşık bir buçuk saat süren hoş bir otobüs yolculuğu yapılmaktadır. Tabi, arada Talsty köyüne de uğramak gerek.

  

Öğle yemeğini Rus köyü olan Talsty’da yapıyoruz.

Baykal’daki gezimiz sırasında siz değerli müşterilerimizi eşsiz bir teleferik deneyimi bekliyor. Tırmanılan yüksek tepeden Baykal’ı panoromik olarak görebileceksiniz. Baykal müzesi de gölün yapısını, özelliklerini, tarihini ve eski çağlardan beri hangi canlı türlerinin yaşadığını anlatıyor olacak.

  

Baykal gezimizden sonra gece yarısı olacak uçağımızla Khabarovsk şehrine geçiyoruz.

Khabarovsk

  

Sabah uçakla Khabarosvk şehrine varıyoruz 06:00’da hotele yerleşiyoruz öğle yemeği öncesi dinleniyoruz ve öğle yemeği sonrası Kray bölgesinde bulunan bu şehri geziyoruz.

Khabarovk ya da Habarovsk, Moskova’nın 8500 km doğusunda yer alır. Rusya’nın Çin ve Kuzey Kore sınırında yer alır.Dünyanın en uzun dokuzuncu nehri olan Amur üzerine kuruludur. İsmini kaşif Yeforev Habarov’dan almıştır. Beş bin ruble üzerinde fotoğrafı olan Nikolay Muravyov-Amursky’nin heykeli de bu şehirdedir. Ünlü Rus sinemacı Sergey Vladimiroviç Bodrov ile olimpiyatlarda atıcılık dalında başarılarıyla ünlü Ukraynalı sporcu Olena Kosteviç, Habarovsk’ta yetişmiş ünlü simalardan sadece birkaçıdır.

 

Hotel ve ertesi sabah Vladivostok şehrine uçuş.

Vladivostok

  

Uçakla Vladivostok şehrine geçiyoruz sabah kahvaltısı sonrası şehri yakından tanımak için rehber eşliğinde gezimize başlıyoruz.

Vladivostok Rusya’nın en doğusundaki bir merkezdir ve altın boynuzun doğu ucundadır. Petersburg ya da Moskova’dan başlayan uzun, eğlenceli ve masalsı Trans-Sibirya yolculuğunun son durağıdır. İsmi, Doğunun Lordu anlamına gelmektedir. Japonya, Kuzey Kore ve Çin’in hemen yanındadır. Pasifik okyanusuna bakan yüzüyle de Alaska’ya selam çakmaktadır. Oscar ödüllü aktör Yul Brynner’in doğduğu şehirdir.

Öğle yemeği sonrası Rus adasına doğru yola çıkıyoruz.

Burada Rus-Japon savaşı sırasında silah yığınağı yapılan bir ada vardır. İkinci Dünya Savaşı’nın en şiddetli cepheleri göz önüne gelmektedir. Japonlarca batırılan bir Rus gemisinden alınan füzeler, adaya ustalıkla monte edilmiştir ve ziyarete açık konumdadır. İsmi Rus Adası’dır. Bu ada ile şehri bağlayan köprüler nedeniyle şehri İstanbul’a, görüntüyü İstanbul Boğazı’na benzetenler çıkmıştır. Şehir, bir eğitim şehri olarak ön plana çıkmayı başarmıştır. Birçok modern üniversiteye ve çokça yabancı öğrenciye sahiptir.

Ve tabi.. Havyarda meşhur olan bir yere gelipte almamak olmaz yerel bir balıkçı pazarına giderek alışverişimizi yapıyoruz akşam yemeği sonrası hotelimize varış ertesi gün bu uzun ve güzel turu noktalayıp Moskova üzerinden İstanbul’a dönüş yapıyoruz.

Vladivostok

10:00 Havaalanına transfer

 

 

Fiyatlandırma ;

 

 

Çift Kişilik Oda : 210.000 Ruble ( Bugün kü kura göre 3.740 USD )

 

Fiyata dahil olan ;

 

  • Tüm transferler ( Havalimanı ve geziler )
  • Rehberlik hizmeti
  • 30 öğün yemek
  • Müze giriş biletleri
  • Hotel ücretleri 4* ( 8 gece )
  • Tüm tren ve uçak biletleri ( 9 rota )
  • Yardımcı personel desteği
  • Rusya içersinde geçerli sigorta.
  • Rusya Vizesi için davetiye kağıdı.